15 Mart 2013 Cuma

Eleştiri Örneği-1


TENKİT

Bizde tenkit olmadığını söylerler. Doğrudur: Gerçekten sanat sevgisi yok ki tenkit olsun. Yermele¬rin, hele övmelerin çoğu, sanatla ilişiği olmayan duygularla, düşüncelerle yazılıyor. Zevkine inandığınız birini görüyorsunuz, falanca için çok ağır hükümler veriyor, onun eserinin bütün kusurlarını bir bir gösteriyor, "Ağır söylüyor, ama doğru söylüyor," Diyorsunuz. Üç gün sonra bir gazetede bakıyorsunuz o falancanın eseri bir övülmüş, bir övülmüş... Altında da sizin zevk sahibi zatın imzası, Şaşırıyorsunuz. Anlatıyor; O falancanın eserini sevmezmiş, ama aralarında arkadaşlık varmış, hatırlarını saymalıymış, belki bir iyilik de bekliyormuş... Bunu yalnız tenkitçi diye tanınmış yazarlarımız İçin söylemiyorum, bütün şairlerimiz, yazarlarımız bu günahı işliyor,
"Onların söylediklerine bakma. Onlar tenkitçi değil, İstenmiş de öyle yazmışlar. Asıl tenkitçi doğ¬ruyu söylemeli" demeyin. Her sanat adamının bir tenkitçi olması gerekir. Beğenmediği eserlerin kusur¬larını göstermeli, onların değersizliğini bildirmelidir. Bir sanat adamının üzerine düşen iki İş vardır; Kendi eserini yaratmak bir, kendi sanatının gerçekten anlaşılması İçin gereken havayı hazırlamak iki. İkinci işten kaçınan sanat adamı, birinci İşini de yarım bırakıyor demektir. Şairsiniz, ressamsınız, ese¬rini gerçekten beğenmediğiniz, çirkin bulduğunuz bir kimse İle birlikte oluyor, dergi çıkarıyor, sergi açıyorsunuz. Böylece: "Onu beğenin, o da iyidir." demiş olmuyor musunuz? Artık; "Benim işim tenkit değil." diyemezsiniz. Birlikte çalışmakla, isteseniz de, istemeseniz de, onu da öne sürmüş olursunuz. Sizin sanatınızın da ancak onunki gibi anlaşılmasını önleyemezsiniz.
Bizde tenkit elbette yok. Tenkidi, tenkit ahlakını sanat adamları kendi kurar. Onlar sanatla ilişiği olmayan duygularla, düşüncelerle birbirini övdükçe, sanatlarını her şeyden de, kendi kendilerinden de daha üstün tutup yalandan kaçınmadıkça bizde tenkit olmayacaktır. Sanat adamında olmayan bir ahlakı tenkitçiden nasıl bekleyebiliriz?
Nurullah Ataç
(Cumhuriyet, 3 Ekim 1942)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder